Marmara Depremi’nin yıl dönümünde kaybedilenlerin acısı hala taze, hatıralar unutulmuyor.
Sakarya’da, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde kaybedilenlerin acısı, üzerinden geçen 27 yıla rağmen hala taze. O gece yaşanan dehşet, birçok ailenin hayatını karartırken, geride kalanların yüreklerinde derin yaralar açtı.
Erenler ilçesinde, depremde annesini kaybeden Dilek Cirit, yaşadığı travmayı unutmakta zorlandığını belirtti. Cirit, o geceyi ve ardından gelen korkunç anları AA muhabirine anlattı. “Misafirlikte oturuyorduk. O sırada büyük bir sarsıntı oldu ve üzerime parçalar düştü,” diyerek o anki paniği dile getirdi.
“Her 17 Ağustos’ta, o gece rüyamda tekrar o enkaza giriyorum.”
Cirit, birinci katında oturduğu binanın saniyeler içinde yıkıldığını ifade etti. Yan odada olan ailesinin büyük bir tehlike ile karşılaştığını aktaran Cirit, annesinin tavanın çökmesi sonucu yaşamını yitirdiğini öğrendiğinde büyük bir üzüntü yaşadığını söyledi.
Kardeşlerinin Kurtuluş Anı
Cirit, o gün yanında bulunan 5 ve 10 yaşındaki kardeşlerinin kalorifer borularından sarkarak kurtulduklarını anlattı. Yardıma koşan üst komşusunun da kendisine destek olduğunu vurgulayan Cirit, yaklaşık 9 saat sonra enkazdan çıkarıldığını ve bu süreçte uzun süre yürüyemediğini kaydetti.
Dilek Cirit, deprem anında dua ettiğini ve sesini duyurmak için mücadele verdiğini belirtti. “Dışarı kendimi duyurmam gerekiyordu,” diyen Cirit, eline geçen bir cam parçasıyla sesini dışarıya ulaştırmayı başardığını ifade etti.
Kahramanmaraş Depremlerinde Ahde Vefa
Kahramanmaraş merkezli depremlerle birlikte geçmişteki acıları yeniden yaşayan Cirit, bu sefer başkalarına yardım etme fırsatı bulduğunu dile getirdi. “Bize 1999 depreminde gerçekten çok yardım ettiler. Ben de elimden geleni yapmaya çalıştım,” diyerek duygularını paylaştı.
“O bakımdan kendimi mutlu hissediyorum.”
Cirit ayrıca öğretmen arkadaşlarıyla depremzede çocuklar için burs havuzu oluşturduklarını ve öğrencilerine tatbikatların önemini anlattıklarını belirtti. Depremin gerçek olabileceğini her zaman göz önünde bulundurmaları gerektiğini vurguladı.
Annesinin Kaybı ve Unutulmayan Acılar
Dilek Cirit, her yıl 17 Ağustos’ta rüyasında yine enkaza girdiğini ve annesinin acısını sürekli hissettiğini ifade etti. “Hayallerimiz çok farklıydı. Bambaşka bir sabaha uyandık,” diyerek yaşadığı duygusal durumu özetledi.
Aynı gün Akıncılar Mahallesi’nde evi yıkılan Mehmet Toy da eşini kaybetmenin acısını yaşıyor. Depremden kısa süre önce evinde yemek yiyip uyuduğunu anlatan Toy, deprem sonrası karanlık bir ortamda kaldığını belirtti. Eşinin duvarların altında kalarak yaşamını yitirdiğini ifade eden Toy, yardımla iki çocuğuyla birlikte enkazdan kurtarıldığını aktardı.
“O acı hepimizin yüreğini sızlattı.”
Toy, sabah olduğunda çevresindeki yıkımı görünce büyük bir şok yaşadığını ve yaşananların zorluğunu dile getirerek, “Allah kimseye o acıları yaşatmasın,” dedi.











