Biruni Üniversitesi, İstanbul, Kocaeli ve Bursa’daki kentleşme ve sanayileşmenin doğaya etkilerini yapay zeka ile araştıracak.
Biruni Üniversitesi’nden Doç. Dr. Selvinaz Gülçin Bozkurt, TÜBİTAK destekli bir proje kapsamında İstanbul, Kocaeli ve Bursa’daki kentleşme ve sanayileşmenin doğal alanlar üzerindeki etkilerini analiz edecek. Proje, yapay zeka ve uydu görüntüleri kullanarak bu süreçlerin ekosistem üzerindeki uzun vadeli etkilerini ortaya koymayı hedefliyor.
Doç. Dr. Bozkurt, 2025 yılı için TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu alarak Michigan State University’de 12 aylık bir çalışma yürütecek. Bu araştırmada, doğal alanların yalnızca azalmasının değil, aynı zamanda hangi bölgelerde parçalandığının ve ekolojik bütünlüğün nerelerde zayıfladığının da inceleneceğini belirtti.
Doğal Alan Kaybı ve Parçalanma
Projenin peyzaj ekolojisi çalışmalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade eden Bozkurt, doğanın kaybının sadece yüzölçümündeki azalma ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Kentleşme sürecinin getirdiği habitat parçalanmasının ciddi sorunlar doğurduğunu belirten Bozkurt, “Doğal alanlar sadece azalmakla kalmıyor; aynı zamanda küçük parçalara ayrılıyor ve ekolojik bütünlüklerini kaybediyor” dedi.
Ekolokik İşlev Kaybı
Sanayileşmenin gözle görünmeyen mekansal bozulmalara yol açabileceğine değinen Bozkurt, bir doğal alanın tamamen kaybolmadan da ekolojik niteliğini yitirebileceğini söyledi. Bir doğal alanın haritada yeşil görünmesinin onun geçmişteki işlevini sürdürebildiği anlamına gelmediğini belirtti.
Bozkurt, habitat parçalanmasının canlıların hareketliliği ve türler arası ilişkiler üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceği konusunda uyardı. Küçük değişimlerin zamanla büyük çevresel sorunlara dönüşebileceğine dikkat çekti.
Kentlerin Karşılaştırmalı İncelemesi
İstanbul, Kocaeli ve Bursa’nın seçilme nedenlerini açıklayan Bozkurt, bu üç kentin Türkiye’nin kentleşme dinamiklerini temsil ettiğini vurguladı. İstanbul’un yoğun kentsel baskısı, Kocaeli’nin sanayi merkezi olması ve Bursa’nın tarım alanları ile orman ekosistemlerine sahip olması nedeniyle bu üç kentin karşılaştırılmasının önemli olduğunu belirtti.
Üç şehir arasındaki dönüşüm modellerinin birbirleriyle ilişkili olduğunu ifade eden Bozkurt, “Bir kentteki değişimi diğerlerinden bağımsız değerlendirmek yeterli olmayabilir” dedi.
Yapay Zeka ile Veri Analizi
Bozkurt, projede kullanılacak olan yapay zeka yöntemleri hakkında bilgi vererek, derin öğrenme tabanlı modellerle uydu görüntülerinin analiz edileceğini aktardı. Farklı doğal sınıfların yüksek doğrulukla ayırt edilmesi hedefleniyor.
Ayrıca yapay zekanın büyük veri setlerindeki değişimleri sistematik bir şekilde analiz edebileceğini belirten Bozkurt, insan uzmanlığının önemine de vurgu yaptı. Uzman değerlendirmesiyle birlikte yapay zekanın güçlü bir bilimsel araç haline geldiğini söyledi.
Neden Doğal Alan Kaybı Önemli?
Doğal alanların kaybının halk sağlığı açısından da ele alınması gerektiğine dikkat çeken Bozkurt, bu alanların iklim düzenlenmesi gibi önemli ekosistem hizmetleri sunduğunu ifade etti. Betona dönüşen yüzeylerin sıcaklık artışına neden olduğunu ve bu durumun taşkın riskini artırabileceğini açıkladı.
Projenin uygulama çıktılarından biri olarak risk haritalarının oluşturulacağını söyleyen Bozkurt, hangi bölgelerin daha hızlı dönüştüğünü tespit etmenin yanı sıra gelecekte hangi alanlara dikkat edilmesi gerektiğine dair bilgiler sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Bulguların Planlama Süreçlerine Katkısı
Araştırmadan elde edilecek bulguların şehir plancıları ve karar vericilere bilimsel veri altyapısı sağlayacağını ifade eden Bozkurt, sonuçların çevre düzeni planlarına katkıda bulunabileceğini söyledi. Gelecekte Türkiye’nin farklı kentlerine de uygulanabilecek bir model geliştirmeyi amaçladığını sözlerine ekledi.











