Oyuncu Trafikte Dövüldü: 4 Kişi Öldürene Kadar Dövecekti
Trafikte Dehşet Anları: Oyuncu Onur Şenocak’tan Gözünü Kaybettiği Saldırıya İlişkin Adalet İsyanı
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 2021 yılında yaşanan trajik bir trafik kavgası, oyuncu Onur Şenocak’ın hayatını derinden sarstı. Dört kişinin vahşice darp ettiği Şenocak, olayda burun, çene ve elmacık kemiklerinde kırıklar oluşmasının yanı sıra, sağ gözünü tamamen kaybetti. Saldırganlar hakkında yürütülen yargı süreci, “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan verilen hapis cezalarıyla sonuçlandı. Ancak Şenocak, kararın yeterli olmadığını ve maruz kaldığı şiddetin boyutunu tam olarak yansıtmadığını belirterek yargıya isyan etti. Gözünü kaybetmiş olmanın bir teşebbüs değil, tamamlanmış bir eylem olduğunu savunan Şenocak, adaletin tecelli etmesi için mücadelesini sürdürüyor. Bu olay, trafik terörünün sonuçlarını ve hukuki süreçlerin mağdur üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın Detayları: Trafik Kavgası Sonucu Gelen Vahşet
Olay, 29 Mayıs 2021 tarihinde Gebze Osmangazi Köprüsü bağlantı yolunda meydana geldi. Oyuncu Onur Şenocak, seyir halindeyken bir aracın sıkıştırması sonucu küçük çaplı bir trafik kazası geçirdi. Bu basit kaza, beklenmedik ve akıl almaz bir şiddet olayına dönüştü. Diğer araçtan inen dört kişi, Şenocak’a saldırdı. Yumruklar ve tekmelerle acımasızca darp edilen oyuncu, yerde savunmasız kalırken bile şiddet devam etti.
Saldırının ardından ağır yaralanan Onur Şenocak, hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde, burun kemiğinde, çenesinde ve elmacık kemiğinde çok sayıda kırık tespit edildi. Ancak en yıkıcı sonuç, maruz kaldığı darp nedeniyle sağ gözünün görme yetisini tamamen kaybetmesi oldu. Şenocak’ın hayatını kalıcı olarak değiştiren bu travma, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve mesleki açıdan da derin izler bıraktı.
Yargı Süreci ve Oyuncunun Karara Tepkisi
Olayın ardından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, saldırıya karışan dört şüpheli kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “kişi hürriyetini yoksun kılma” gibi ağır suçlamalarla dava açıldı. Yargılama süreci, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Mahkeme, delillerin ve ifadelerin değerlendirilmesinin ardından sanıklara “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan ayrı ayrı 3 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi.
Ancak, verilen bu karar oyuncu Onur Şenocak için yeterli olmaktan uzaktı. Kararın açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından ve yaptığı açıklamalarda derin bir hayal kırıklığı ve öfke dile getirdi. Şenocak, “Ben gözümü kaybettim. Bu cinayete teşebbüs mü? Eğer böyle bir şey olsaydı en az 5-10 sene görmezdim. Bana göre cinayet” ifadeleriyle tepkisini ortaya koydu. Şenocak’ın temel argümanı, bir organın kaybedilmesinin, bir suçun “teşebbüs” aşamasında kalmadığı, aksine tamamlanmış bir eylem olduğu yönündeydi. Bu durumun hukuki olarak “kasten yaralama” veya “kasten öldürmeye teşebbüs”ten öteye, “kasten öldürme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
- Onur Şenocak’ın Vurguladığı Noktalar:
- Sağ gözünün tamamen kaybedilmesi.
- Kaybedilen organın, suçun tamamlanmış olduğunun kanıtı olması.
- Cezanın, verilen zararla orantılı olmaması.
- Saldırganlardan birinin güvenlik görevlisi olması ve silah taşıması.
Adalet Arayışı ve Toplumsal Yansımalar
Onur Şenocak’ın bu isyanı, Türk Ceza Kanunu’ndaki “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “kasten yaralama” suçları arasındaki hassas farkları ve yargının bu tür vakalara nasıl yaklaştığını bir kez daha tartışmaya açtı. Hukukta bir eylemin teşebbüs aşamasında kalması için, sonucun gerçekleşmemesi veya başka nedenlerle tamamlanamaması gerekir. Ancak Onur Şenocak vakasında, canına kastedilmemiş olsa dahi, vücut bütünlüğüne yönelik kalıcı ve ağır bir tahribat meydana gelmiştir. Bir organın kaybedilmesi, mağdur açısından hayatının geri kalanını etkileyecek kalıcı bir sonuçtur ve bu durumun ceza hukukundaki karşılığı önem arz etmektedir.
Bu olay, trafik magandalığı ve şiddetinin ne denli vahim sonuçlar doğurabileceğini çarpıcı bir şekilde gösterdi. Şenocak’ın adalet arayışı, benzer şiddet mağdurlarının sesini duyurma çabasına da bir örnek teşkil ediyor. Kamuoyu, bu tür vakalarda adaletin tam olarak tecelli etmesini, mağduriyetlerin eksiksiz giderilmesini ve saldırganların eylemlerinin ağırlığına uygun cezalar almasını beklemektedir. Oyuncunun karara itiraz süreci, hukuki mücadelesinin devam ettiğini ve temyiz mahkemelerinin bu konuda vereceği kararın büyük önem taşıdığını göstermektedir.
Sonuç: Trafik Şiddetinin Acı Bilançosu ve Süregelen Adalet Mücadelesi
Oyuncu Onur Şenocak’ın maruz kaldığı şiddet olayı, basit bir trafik tartışmasının nasıl korkunç bir insanlık dramına dönüşebileceğinin acı bir örneğidir. Şenocak’ın sağ gözünü kaybetmesiyle sonuçlanan bu vahşi saldırı, mağdurun hayatında kalıcı ve geri dönülemez bir yara açmıştır. Yargı sürecinde “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan verilen hapis cezaları, olayın vahametini yansıtmakla birlikte, Onur Şenocak’ın hissettiği adaletsizlik duygusunu giderememiştir. Bir organ kaybının “teşebbüs” olarak değerlendirilmesi, mağdur nezdinde hukuki bir boşluk ve yetersizlik hissi yaratmaktadır. Bu durum, benzer vakalarda ceza hukukunun kalıcı zararları nasıl daha etkin bir şekilde ele alması gerektiği sorusunu gündeme getirmektedir. Onur Şenocak’ın adalet arayışı, sadece kişisel bir dava değil, aynı zamanda toplumda artan şiddet olaylarına karşı daha caydırıcı ve hakkaniyetli cezaların gerekliliğine dair önemli bir çağrıdır. Hukuki sürecin devam etmesi, bu trajedinin tam anlamıyla aydınlatılması ve adaletin eksiksiz tecelli etmesi için hayati önem taşımaktadır.





